İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Taciz, tecavüz, ırkçılık… Gizlilik sözleşmeleri neyi gizliyor?

[ad_1]

class=”cf”>

Kira, 2019 yılında Teksas’a iş seyahati için giderken, ileride yaşayacağı korkunç şeyleri tahmin bile edemezdi.

Seyahatin ikinci günü uyandığında kendini kaldığı otel odasının banyosunda yerde yatarken buldu. İç çamaşırı yırtılmıştı, vücudunda geniş morluklar vardı ve seyahate birlikte çıktığı erkek meslektaşının kredi kartı yanında duruyordu. Meslektaşı Kira’ya uyuşturucu ilaç vermiş ve tecavüz etmişti.

Seyahatin ikinci ayağını iptal eden Kira, apar topar evine döndü. Gider gitmez patronunu arayıp olanı biteni anlattı. Patron da hemen insan kaynaklarına haber verdi ve Kira’nın sözleşme müdürü olarak görev yaptığı milyar dolarlar değerindeki teknoloji şirketinde çalışmaya devam etmesini imkânsız kılan olaylar zinciri de böylece başlamış oldu.

Aylar süren çekişmeli arabuluculuk görüşmelerinin ardından, Kira, istifasını zorunlu tutan bir anlaşma imzaladı. Aşağı yukarı bir yıllık toplam maaşına denk gelen bir ödeme karşılığında imzaladığı bu anlaşmayla, şirket Kira’yı sessizliğe mahkûm etti.

class=”cf”>

Anlaşma gereği, başından geçenleri herhangi birine anlattığı takdirde Kira çok büyük para cezalarıyla karşı karşıya kalacaktı.

AVUKATLARI BASKI YAPTI

Koşullar berbattı ama avukatları Kira’ya imzayı atması için baskı yapıyordu. “Senin durumunda olan başka kadınlar bu kadar şanslı olmuyor. Bunu imzalamamak için gerçekten aptal olman lazım” diyorlardı.

Kimliğini korumak amacıyla gerçek adı açıklanmayan Kira, “Sanırım hayatım boyunca yaşayabileceğim en aydınlatıcı deneyimlerden biriydi bu” diye konuştu.

Kira’nın yaşadıkları oldukça uç bir örnek. Ancak şirketlerle çalışanlar arasında varılan anlaşmalar kapsamında imzalanan gizlilik sözleşmeleri oldukça yaygın. Dünyanın dört bir yanında insanlar yeni bir işe girdiklerinde ya da bir işten ayrıldıklarında böyle anlaşmalara imza atıyor. Özellikle işe giriş aşamasında çalışanların önüne gelen gizlilik sözleşmeleri, bir sürü belge arasında fark edilmeden imzalanıyor. Ancak bu sözleşmeler birçok insanın farkında olduğundan çok daha ağır sonuçlara yol açıyor.

“BAŞKA KADINLAR DA AYNI ŞEYLERİ YAŞAMASIN DİYE…”

class=”cf”>

Insider yaptığı kapsamlı araştırmada, yaşananlar hakkında bilgi sahibi kişilerle görüşüp mahkeme belgelerini ve polis kayıtlarını inceleyerek Kira’nın anlattıklarını doğruladı. İmzaladığı gizlilik sözleşmesine göre, Kira’nın dile getirdiği suçlamaların durumuyla ilgili sorulara verebileceği iki yanıt var: “Bu konuyu konuşamam.” ya da “Bu konuda konuşmamayı tercih ederim.”

Ancak Kira, her şeye rağmen kendini konuşmak zorunda hissettiğini belirterek, “Başka kadınlar da aynı şeyleri yaşamasın diye bunu yapıyorum” dedi ve ekledi: “İliklerime kadar sinirleniyorum. Bu şirketler insanları susturup hayatlarına aynen devam edebiliyorlar.”

class=”cf”>

İçerik sitesi Insider, aralarında Google, Facebook, Apple gibi teknoloji devlerinin de bulunduğu 36 şirketin gizlilik sözleşmelerinin kapsamlarını inceledi. Habere göre, ABD’de faaliyet gösteren bu şirketlerin bazılarında imzalanan sözleşmeler insanların hangi konularda kimlerle konuşacağının sınırlarını belirlerken, en temel insan haklarını ihlal noktasına geliyor.

Özellikle Silikon Vadisi’nde durum daha da korkunç boyutlarda. Şirketlerin inovasyonlarını korumak adına geliştirdikleri gizlilik kültürü, çalışanların yöneticilerin utanç verici hatalarını, iş yerinde karşılaştıkları kötü muameleleri hatta Kira örneğinde olduğu gibi yaşadıkları istismarları bile dile getirmesini engelleyecek şekilde genişlemiş durumda.

class=”cf”>

Taciz, tecavüz, ırkçılık... Gizlilik sözleşmeleri neyi gizliyor

BAZI SUSTURMA ANLAŞMALARI ÖMÜR BOYU GEÇERLİ

Insider’ın 36 şirketin gizlilik sözleşmelerini incelemesi sonucu elde ettiği bulguların bazıları şöyle:

  • Ticari sırları koruma amacıyla hazırlanan gizlilik sözleşmelerinin kapsamı çoğu zaman o kadar geniş oluyor ki çalışanların iş dışında edindiği kişisel meseleler ve “gizli” kategorisinde olmayan bilgiler gibi detayları da kapsar hale geliyor.
  • Bazı gizlilik sözleşmelerinde açık açık, sözleşmedeki maddelerin kişinin ömrü boyunca geçerli olduğuna dair maddeler yer alıyor.
  • Insider’ın incelediği iş akdini sonlandırma anlaşmalarının tamamı aynı zamanda şirket aleyhinde konuşmayı engelleyen maddeler içeriyor. Bu maddelerin de kapsamı fazlasıyla geniş olduğundan çalışanlar ayrıldıkları şirketler hakkında neredeyse hiçbir şey söyleyemez hale geliyor.
  • Ellerindeki gizlilik sözleşmelerini Insider’la paylaşan çalışanların üçte ikisinden fazlası, sözleşme kapsamında neleri söylemelerinin yasak olduğunu bilmediklerini söyledi. Bazı çalışanlar sözleşmeyi Insider’la paylaşmanın bile bir ihlal sayılabileceğinden şüphe ettiğini söyledi.
  • Eğer California Valisi Gavin Newsom’ın bu yıl imzalaması beklenen “Sessizliğe Son Yasası” yürürlüğe girerse, gizlilik sözleşmelerinin önemli bir kısmı yasallığını yitirecek. Söz konusu taciz ve ayrımcılık gibi konularda sözleşmelerin kapsamının daraltılmasını öngörüyor.

TACİZLERE DAHA FAZLA KATLANAMAYINCA…

California’daki bu yasanın yanı sıra Biden yönetiminin de ülke genelinde geçerli olacak şekilde çalışma yasasına önemli değişiklikler getirmesi bekleniyor. Bunun önemli bir kısmını da gizlilik sözleşmeleri oluşturuyor.

class=”cf”>

Geçmişte Los Angeles’ta bir şirkette teknik destek mühendisi olarak çalışan ve imzaladığı gizlilik sözleşmesini Insider’la paylaşan bir kadın ise bu reform için geç bile kalındığını düşünenlerden.

Bir müzik teknolojisi şirketinde müşteri sahteciliği departmanında çalışan ve adı açıklanmayan kadın, burada çalıştığı dönemde defalarca müşteri tacizlerine maruz kaldı. “Müşteriler bize penis fotoğrafları gönderiyorlar, telefonda bana tüyler ürpertici şeyler söylüyorlardı” diyen kadın müşterilerin yüzüne telefon kapatma haklarının da bulunmadığını aksi takdirde performans değerlendirme puanlarının düştüğünü söyledi ve ekledi: “Katlanmak zorundaydınız.”

Ancak bir olay bardağın taştığı son nokta oldu. Telefonda konuştuğu bir kişi daha sonra ofisin kapısına dayanıp kadınla görüşmek istediğini söyleyince, kadın yöneticisine müşteri çağrılarını yönetmesi gerekmeyen bir pozisyona geçme talebini bildirdi. Talep reddedildi ve kadın da ofise gitmeyi bıraktı. Kısa süre sonra da işten çıkarıldı.

İŞ GÖRÜŞMELERİNDE BAHSEDEMİYOR

Kadının işten çıkarılırken 2 aylık maaşına denk tazminat karşılığında imzaladığı gizlilik anlaşması, söz konusu şirkette çalıştığı dönemde yaşadıklarını, “en yakın ailesi, avukatı, muhasebecisi, iş danışmanları ve devlete bağlı herhangi bir vergi yetkilisi” dışındaki kişilerle konuşmasını yasaklıyor. Bir başka deyişle kadın gittiği iş görüşmelerinde ne eski işyerinde yaptığı işin kapsamından ne de ayrılmasına neden olan koşullardan bahsedebiliyor.

Diğer yandan şirketteki yöneticisi işten ayrıldığı sırada kadına bir tavsiye mektubu yazmaya söz verdi. Ancak kısa bir süre sonra o da şirketten ayrıldığı için mektubu da yazamadı.

Kadın, “Ayrıldığım anda her şey silindi gitti” diye konuştu. Şirkette çalıştığı dönemde onlarca sahtecilik vakasını açığa çıkararak çok büyük miktarda kaybı önleyen kadın, bu başarılarını görüştüğü potansiyel işverenlere anlatamadığını da belirterek, “Zaman zaman iş bulmak için bu sektörü tamamen bırakmam gerektiğini düşünüyorum” dedi.

California’daki yasayı yakından takip ettiğini de belirten kadın “Para şirketlere ifade özgürlüğünü bastırma gücü veriyor. İnsanlara hayatları boyunca geçerli bir konuşma yasağı asla verilmemeli” ifadelerini kullandı.

90’LARIN SONUNDA İŞLER ÇIĞRINDAN ÇIKTI

Gizlilik sözleşmelerinin kökeniyle ilgili çeşitli tartışmalar var. Bazı kişiler bu sözleşmelerin Thomas Edison’ın icadı olduğunu, ünlü mucidin fikri mülkiyet haklarını korumak için bu yola başvurduğunu düşünüyor. Ancak gizlilik sözleşmelerinin Silikon Vadisi’nde asıl yaygınlaştığı dönem, dijital teknolojinin yaygınlaştığı son 20-30 yıl.

Pennsylvania Üniversitesi öğretim üyesi David Hoffman, “90’ların sonundan itibaren elektronik kontratlar hazırlayıp insanlara ‘Katılıyorum’ kutucuklarını işaretlettirmek kolaylaştıkça, firmalar da daha fazla ve daha uzun kontratlar için baskı yapmaya başladı” derken, sözleşmelerin daha kısıtlayıcı ve daha az çalışan dostu olduğunu belirtti.

Aynı dönemde California mahkemelerinin çalışanların rakip firmalarda iş bulmasını engelleyen sözleşmeleri uygulamayı reddetmesiyle, Silikon Vadisi çalışanların şirketler arasında rahatlıkla iş değiştirdikleri bir yer haline geldi. Hoffman, bu rahatlık sayesinde teknoloji endüstrisinde inovasyonun kolaylaştığını ancak aynı zamanda gizlilik sözleşmelerinin de kuvvetlendiğini belirtti.

Hoffman, “Vadi olgunlaştıkça girişimciler ve yatırıcılar startup’ların fikri mülkiyetini paraya çevirebilmek için kendilerine saklamak istediler. Bu nedenle avukatlar da rakibe transfer sözleşmelerinin yerine gizlilik sözleşmelerini kullanmaya başladı” diye konuştu. Fikri mülkiyeti koruma amacıyla başlayan süreç her türlü bilginin kapsanması noktasına geldi.

“ŞİRKET ALEYHİNDE KONUŞMAK” NE DEMEK

Gizlilik sözleşmeleri ve şirket aleyhinde konuşmayı engelleyen sözleşmeler arasında ufak farklar var. Özellikle ikinciler söz konusu olduğunda “şirket aleyhinde” ifadesinin tanımını yapmak çok zor. Bu sözleşmeler genelde bir arada kullanılıyor. Rutin metinlerde çalışanların siyasi görüşlerinden kariyer hamlelerine kadar birçok kişisel bilgi kapsama dahil ediliyor.

Örneğin bir yapay zekâ startup’ının sözleşme metninde şu ifadeler yer alıyor: “Sözlü ya da yazılı olarak veya herhangi bir internet mecrası aracılığıyla, şirket ya da şirketle alakalı taraflar hakkında doğrudan ya da dolaylı olarak aleyhte veya aşağılayıcı ifadeler kullanmayacağınızı kabul ediyorsunuz.”

Bu sözleşmeyi imzalayan kişi, çalıştığı şirketten geçen yıl ayrıldı. Çünkü üzerinde çalıştığı ürünün ABD hükümetine satılacağını ve ABD-Meksika sınırında ideolojik olarak desteklemediği amaçlarla kullanılacağını öğrendi ve bu ihtimalden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Bunun üzerine performans değerlendirmelerinde gözle görülür bir düşüş yaşanan çalışan, gizlilik sözleşmesi imzalayıp tazminatını alarak ayrılmayı tercih etti.

O zamandan beri gittiği iş görüşmelerinde tuhaf diyaloglar yaşadığını söyleyen kişi, “‘Son işinizden neden ayrıldınız?’ sorusuna nasıl cevap vereceğimi bulmak zorundaydım. Çoğu zaman gizlilik sözleşmesini ihlal etti çünkü ‘Bu konuda konuşamam’ dediğimde fazla tatmin edici bir yanıt olmuyordu” diye konuştu.

YÜZDE 40 KONUŞMALARININ YASAK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR

Insider’a konuşan birçok başka çalışan da sözleşmeyi ihlal etmeksizin ne söyleyip ne söyleyemeyecekleri konusunda emin olmadıklarını belirtti. Apple ve Google dahil birçok şirketin gizlilik sözleşmesinde yer alan ceza maddeleri göz önünde bulundurulduğunda çalışanların bu şekilde tedbirli davranmaları da doğal görünüyor.

Geçen yıl, kullanıcıların isimlerini vermeden mesajlar paylaşabildikleri forum sitesi Blind’ın yaptığı ve sonuçları teknoloji sitesi Protocol tarafından yayımlanan bir araştırmada, gizlilik sözleşmesi imzaladığını söyleyen teknoloji sektörü çalışanlarının neredeyse yüzde 40’ı, sözleşmenin iş yerindeki adaletsizliklere dair konuşmalarını engellediğini söyledi. Ancak birçok eyaletin yasalarına göre bu doğru değil.

Taciz, tecavüz, ırkçılık... Gizlilik sözleşmeleri neyi gizliyor

RIOT GAMES DAVASI ÖNEMLİ BİR ÖRNEK

Gizlilik ve aleyhte konuşmama sözleşmelerinin neredeyse hiçbiri yargıya intikal etmiyor. Oyun üreticisi Riot Games’in cinsiyet ayrımcılığı davası ise bir istisna. Davaya dair bilgi sahibi olan uzmanlar, Riot Games örneğinin teknoloji şirketlerinin çalışanlarla anlaşmalarında belli bilgileri gizlemek ve bu anlaşmaların da gizli kalmasını sağlamak için yapabileceklerinin sınırlarında dolaştığını belirtiyor.

Türkiye’de de oldukça popüler olan League of Legends’ın da üreticisi olan Rito Games hakkında 2018 yılında dava açıldı. Geçmişte şirkette çalışmış ya da halen çalışmakta olan birçok kişi California eyaletinde uygulanan Eşit Ücret Yasası kapsamında şirkette kadın çalışanların taciz edildiği ve ayrımcılığa uğradığı iddiasıyla dava açtı. Dava 2019’da grup davasına dönüştü.

Riot Games, çalışanlarla varılan anlaşmalarla ilgili temel bilgileri, fikri mülkiyet haklarının ihlali anlamına geleceği gerekçesiyle saklamak için elinden geleni yaptı. Şirketin mahkemeye sunduğu savunmada anlaşmaların “hassas bilgiler içerdiği” ve bilgilerin açığa çıkması durumunda Riot’ın şirket stratejisinin de rakipler tarafından erişilebilir hale geleceği öne sürüldü.

Davanın ilk aşamalarında Riot Games şirketi, çalışanlara, mahkemeden çağrı gelmediği müddetçe müfettişlerle konuşamayacaklarını bildirdi. Ancak ilerleyen aşamalarda mahkeme kararı doğrultusunda Riot çalışanlarına bu kez gerçeğin tam tersi olduğunu ve çalışanların müfettişlerle konuşmakta serbest olduğunu bildirmek zorunda kaldı. Ancak bu süreç bile çalışanların işverenlerden korktukları için haklarından feragat etmeye hazır olduklarını göstermek için yeterli.

PINTEREST’TE UĞRADIĞI AYRIMCILIĞI İFŞA ETTİ

Gizlilik sözleşmelerinin kapsamını daraltma savaşında, bir diğer sembol isim de geçtiğimiz yıl şirkette karşı karşıya kaldığı ırkçılık ve ayrımcılığı ifşa eden eski Pinterest çalışanı Ifeoma Ozoma.

Ozoma, Insider’a, “Pandemi kaynaklı işten çıkarmalar, teknoloji şirketlerinin gizlilik sözleşmelerini kullanımında patlamaya yol açtı. Önünüze ne gelirse kabul etmek zorundasınız çünkü başka seçeneğiniz yok” diye konuştu.

Bazı gizlilik sözleşmeleri nedeniyle, iş yerinde istismara uğrayan kişiler yaşadıklarını dile getirmekten korkuyor. Neyi söyleyip neyi söyleyemeyeceklerini öğrenmek için bir avukata binlerce dolar ödemeleri gerekiyor.

Ozoma, “Hiç kimse son işinden neden ayrıldığını ailesinden birine anlatmak için bir avukata para ödemek zorunda olmamalı” dedi.

Ozoma, yukarıda da bahsettiğimiz gibi California’da gündemde olan ve işverenlerin çalışanları susturmasını yasaklayacak olan Sessizliğe Son Yasası’nın destekçilerinden biri. Eğer yasa yürürlüğe girerse, Kira’nın imzaladığı gizlilik sözleşmesi gibi metinler geçersiz olacak.

ŞİRKETLER SÖZLEŞME METİNLERİNİ BİLE GİZLİYOR

Şirketler çoğu zaman gizlilik sözleşmelerinde kullandıkları metinlere bile bir sır muamelesi yapıyor.

Insider yaptığı araştırma kapsamında 36 şirketten çalışanların sunduğu gizlilik sözleşmelerinin yanı sıra Silikon Vadisi’nin en büyük 50 şirketinden de gizlilik sözleşmesi metinlerini paylaşmalarını istedi. Bu şirketlerin 25’i borsada işlem gören, 25’i ise özel mülkiyete ait şirketlerdi.

Şirketlerin üçte ikisi hiç yanıt vermezken, 12 şirket sözleşmelerin kapsamıyla ilgili soruları cevaplamayı reddetti. Geri kalan 5 şirket gizlilik sözleşmesi metinlerini paylaştı ya da sorulara yanıt verdi.

Hiçbir şirket gizlilik sözleşmesini imzalamayı reddeden kişilerin işe alınıp alınmadığıyla ilgili bir açıklama yapmadı. Şirketlerin hiçbiri iş akdini sonlandırma sözleşmelerinin metinlerini de paylaşmadı.

UZMANLAR DA ŞOKTA

Insider’ın görüşlerine başvurduğu akademisyenler ve iş hukuku uzmanları da gizlilik sözleşmelerinin kapsamının kendilerini şoke ettiğini belirtti.

Çalışma hayatı avukatlarından Peter Rukin, “Korunması gereken şey ticaret sırları. Bütün bu diğer şeyler saçmalık” dedi ve ekledi: “Çalışanlar hakkındaki bilgiler ticari sır kapsamına girmez. Yaşanan korku ve her şeyin gizli gizli yaşanması, şirketlere güç veriyor. Bu maddeler gün ışığına çıktığında bütün yapı çöküyor.”

San Francisco’da bulunan California Üniversitesi, Hastings Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden Jodi Short da “Bu sözleşmelerin birçoğu aslında uygulanabilir değil ama iş hiçbir zaman mahkemeye gitmiyor diye konuştu. Short mahkemeye gitme tehdidinin birçok çalışanı susturmak için yeterli olduğunu belirterek, “İşi yargıya taşıyan çok az kişi de sadece zorunlu arabuluculuk mekanizmasına başvurabiliyor ki bu prosedür de tam bir gizlilik içinde işliyor” ifadelerini kullandı.

Short şirketler için ise bu sözleşmeleri kullanmanın herhangi bir yaptırımı olmadığını belirterek, “Sıfır dezavantaj” diye konuştu.

Insider’ın “We reviewed 36 NDAs from major tech companies and discovered how far Silicon Valley’s giants will go to silence and control their employees” başlıklı haberinden derlenmiştir.

Borsada kolay işlem ve düşük komisyon için tıklayın

[ad_2]

Source link

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın